IstanbulJoy
İstanbul'da Ne Yapılır

İstanbul'daki 9 Tarihi Simge

İstanbul'daki tarihi simgeler son derece çok. Mutlaka görmeniz gereken 9 tarihi simgeyi keşfedin — İstanbul'un olmazsa olmazları.

İstanbul'daki 9 Tarihi Simge

İstanbul’daki tarihi simgeler son derece çoktur. Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinde inşa edilmiş inanılmaz yapılar bulacaksınız. Bunların pek çoğu hâlâ ayakta durmakta ve şehrin tarihinin bir parçası olmaya devam etmektedir.

Bu tarihi mekânların korunması, gelecek nesillerin de onlardan keyif alabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu yazıda İstanbul’daki en önemli tarihi mekânlardan bazılarını ele alacağım.

Mutlaka Görmeniz Gereken İstanbul’daki 9 Tarihi Simge

1. Sultanahmet (Sultan Ahmet Camii)

İstanbul’un görkemli geçmişine yaptığımız gezinin başında, “Eski Şehir” ile tanışacaksınız. Bu, merkezinde Sultanahmet (Sultan Ahmet Camii)‘in bulunduğu tarihi bir ilçedir. İstanbul’un Eski Şehri’nin tüm atmosferi, geçmiş yüzyılların büyük olaylarının ruhuyla yoğrulmuştur. Eski şehrin tam kalbinde ise bugün hâlâ canlı bir yaşam sürmektedir.

Sultanahmet Meydanı, pek çok ülkeden gelen turistlerin akın ettiği İstanbul’un en önemli çekim noktasıdır. Yüz binlerce gezgin bu tarihi mekânı ziyaret etmek üzere buraya gelir. Tarihi, dokusu ve mimarisiyle turistleri büyüleyen bu alan, yıllar boyunca eşsiz cazibesini korumuştur.

2. Ayasofya

Bu Hristiyan kilisesinin görkemli yapısı, Bizans’ın “altın çağı"nın ihtişamını simgelemektedir. Günümüzde bu katedralde Ayasofya müzesi yer almaktadır. Altı yüz yılı aşkın süre önce ise “İlahi Hikmetin Kilisesi” ya da Kutsal Bilgelik Tapınağı olarak da bilinen Aziz Sophia Katedrali adıyla anılıyordu.

537 yılında inşa edilen bu yapı, 1626’da faaliyete giren Roma’daki Aziz Petrus Bazilikası yapılana kadar bin yılı aşkın süre boyunca tüm Hristiyan kiliseleri arasındaki en büyük yapı olma özelliğini korudu.

Ayasofya kubbesi elli beş buçuk metre yüksekliğindedir. Tapınağı örten kubbeyi dört büyük sütun taşımakta olup kubbenin çapı otuz bir buçuk metredir. Ancak başlangıçta bu yapı küçük bir bazilikaydı.

3. Sultan Ahmet Camii

Ayasofya’nın hemen yanında, görkemli Sultan Ahmet Camii yükselmektedir. İnşasını 14. Osmanlı Sultanı I. Ahmed emretti ve tüm inşaat masraflarını kendi kaynaklarından karşıladı. Bu nedenle cami onun adıyla Sultanahmet olarak da anılmaktadır.

Ayrıca caminin iç süslemesindeki mavi rengin baskınlığı nedeniyle başka bir isim daha aldı: Sultan Ahmet Camii. Mimarı, ünlü Osmanlı mimarı Mimar Sinan’ın en yetenekli öğrencilerinden biri olan “kuyumcu” lakaplı Sedefkâr Mehmet Ağa’ydı.

Yedi yıl boyunca bu Osmanlı mimarlığının başyapıtının inşaatına öncülük eden Sedefkâr, yapıyı 1616’da tamamladı. I. Sultan Ahmed’in talimatıyla, camiler için geleneksel olan dört minare yerine altı minare inşa edildi. Böylece Sultanahmet Camii, minare sayısı bakımından İslam dünyasının ana tapınağı Mekke’deki Mescid-i Haram ile eşit düzeye geldi.

4. Dolmabahçe Sarayı

Dünyanın mimari başyapıtlarından biri olan görkemli Dolmabahçe Sarayı’nı mutlaka ziyaret edin. Bu muhteşem saray kompleksi, Osmanlı mimari sanatının olağanüstü bir anıtıdır.

Barok, Neo-klasik ve Osmanlı mimari geleneklerinin bir araya getirilmesiyle inşa edilen sarayın yapımı uzun on bir yıl sürmüş ve 1853’te tamamlanmıştır.

Bu saray, Osmanlı İmparatorluğu’nun sultanları için yeni bir ikametgah olarak tasarlandı. Dolmabahçe Sarayı’nın inşası sırasında dekorasyonu için on dört ton altın harcandı. Saray 285 oda ve 46 salondan oluşmaktadır.

5. Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı, 1924’ten bu yana müze olarak hizmet vermekte olup o tarihe kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun hükümdarlarının ikametgahıydı.

Bu nedenle Topkapı Sarayı’nın diğer adı Saray ya da Sultan Sarayı’dır. Bugün bu ünlü müze, Türkiye’deki tüm müzeler arasında ziyaretçi sayısı bakımından birinci sıradadır.

Topkapı Sarayı, Sarayburnu Burnu’nda yer almakta ve Sultan’ın uzun sur duvarıyla şehirden ayrılmaktadır. Saray kompleksinin toplam alanı yaklaşık seksen bin metrekaredir.

6. Osmanlı Sultanlarının Türbeleri

Osmanlı İmparatorluğu’nun beş hükümdarının görkemli türbeleri, Ayasofya kompleksinin içinde yer almaktadır.

Büyük Osmanlı sultanları, ailelerinin çok sayıdaki üyesinin mezarlarının yanında burada sonsuza dek uyumaktadır. Sultanların naaşları türbelerde yer alan büyük lahitlerde dinlenmektedir.

Osmanlı mimarisinde bu bağımsız cenaze yapılarına “türbe” adı verilir. En yüksek soylular için inşa edilen bu yapılar, sonsuzluğa açılan bir kapı niteliği taşır. Türbeler geleneksel olarak altı ya da sekiz köşeli biçimlerde inşa edilir.

7. Galata Köprüsü

İstanbul‘un yeni kartviziti sayılabilecek bu özgün iki katlı hareketli köprü, iki farklı kat planından oluşmaktadır. Osmanlı döneminde de bu konumda var olan tarihi köprü yakın zamanda yenilendi.

Köprü hareketlidir ve 2 kattan oluşur; Osmanlı döneminde de mevcuttu, ancak yakın zamanda yeniden düzenlendi. Haliç Körfezi’nde yer alan köprü birçok ilçeyi birbirine bağlamaktadır. Yapı, büyük gemilerin geçişine engel teşkil etmez. Köprünün toplam uzunluğu 490 m, genişliği ise 42 m’dir.

Alt kat, kafe ve yaya bölgesi olarak düzenlenmiştir. Üst kat ise tramvaylar, otobüsler ve otomobiller için ulaşıma ayrılmıştır. İkinci katta geniş kaldırımlar da bulunmaktadır; bu nedenle köprü, balıkçıların en gözde mekanlarından biridir.

8. Kız Kulesi

Kız Kulesi, İstanbul’un en ünlü simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Üsküdar’da kıyıdan iki yüz metre açıkta, küçük bir doğal ada üzerinde yer almakta ve Boğaz sularının 23 metre üzerinde yükselmektedir.

Kız Kulesi, yüzyıllardır Boğaz’ı süsleyen, alışılmışın dışında mimarisiyle göz alıcı üç katlı bir yapıdır. Kulenin resmi tarihi MÖ 411’e dayanmaktadır; Sparta ile savaşı zaferle sonuçlandıran Atina, bu tarihte boğaz üzerindeki kontrolünü pekiştirmeye karar verdi.

Bu amaçla, kıyıdan çok da uzak olmayan küçük kayalık bir adacık üzerine bir gözetleme kulesi ve gümrük binası inşa edilerek geçen gemilerden vergi alındı.

9. Galata Kulesi

Galata Kulesi, İstanbul’un ikonik bir simgesidir. Bugün şehrin pek çok noktasından görülebilen kule, binlerce turistin fotoğrafladığı başlıca mekânlardan biridir.

Kule, Beyoğlu ilçesinde, Haliç Körfezi’nin kuzey kıyısında, Cenevizlilerin ve diğer Avrupalıların yerleştiği tarihi bölgede yer almaktadır. Günümüzde kulenin yüksekliği 61 metre olup deniz seviyesi ve bulunduğu tepe dahil 140 metreye ulaşmaktadır.

Uzaktan görülebilen kuleye ulaşmak zor olmayacaktır. Ancak kulenin bulunduğu bölgenin yaya bölgesi olduğunu ve tabanına kadar araçla giremeyeceğinizi unutmayın.