Türkiye Doğası: Görülmesi Gereken 11 Doğal Alan
Kapadokya'dan Salda Gölü'ne, Ağrı Dağı'ndan Ayder Yaylası'na Türkiye'nin en etkileyici doğal alanları ve her birinde ne yapılır.

Türkiye’yi sadece şehirleri ve tarihiyle düşünmek büyük bir eksiklik olur. Bu ülke aslında volkanik göllerden buzul dağlarına, kanyonlardan yaylalara kadar inanılmaz çeşitlilikte bir doğaya sahip. Birkaç saat araba sürdüğünüzde manzara tamamen değişebiliyor. Bu yazıda Türkiye’nin en çok ziyaret edilen doğal alanlarını bir araya getirdim; hem nerede olduklarını hem de orada ne yapabileceğinizi anlatıyorum. Zaten Türkiye’de ziyaret edilecek yerler listesi epey uzun, doğa da bunun büyük bir parçası.
Kapadokya

Listeye Kapadokya’dan başlamamak neredeyse imkansız. Nevşehir çevresine yayılan bu bölge, milyonlarca yıllık volkanik tüfün rüzgar ve suyla aşınmasıyla oluşmuş peri bacalarıyla tanınıyor. Gün doğumunda kalkan sıcak hava balonları artık bölgenin simgesi haline geldi, ama balona binmeseniz bile Göreme Açık Hava Müzesi’ndeki kaya kiliseleri ve yer altı şehirleri tek başına gelmeye değer.
Van Gölü
Doğu Anadolu’da yer alan Van Gölü, Türkiye’nin en büyük gölü. Sodalı suyu yüzmeye elverişli ve çevresi gezilecek yerlerle dolu: gölün ortasındaki adada bulunan Akdamar Kilisesi en bilinenlerinden. Görece az turist çeken bir bölge olması da çekiciliğini artırıyor.
Belgrad Ormanı
İstanbul deyince kalabalık aklınıza geliyorsa, Belgrad Ormanı tam tersini gösteriyor. Şehrin kuzeyinde, Sarıyer tarafında uzanan bu orman piknik, yürüyüş ve koşu için İstanbulluların kaçış noktası. Osmanlı dönemine ait su bentleri ve kemerler ormanın içinde patika üstünde karşınıza çıkıyor. Hafta içi gittiğinizde neredeyse kimseyle karşılaşmadan saatlerce yürüyebilirsiniz.
Ağrı Dağı
Ağrı ve Iğdır illeri arasında yükselen Ağrı Dağı, 5.137 metreyle Türkiye’nin en yüksek noktası. Sönmüş bir volkan olan dağın zirvesi yıl boyunca karla kaplı. Pek çok inanışta Nuh’un Gemisi’nin karaya oturduğu yer olarak anılır. Dinî anlamından bağımsız olarak, ovanın ortasından tek başına yükselen bu kütle gerçekten etkileyici bir görüntü.
Pamukkale

Denizli’deki Pamukkale, kalsiyum bakımından zengin termal suların yamaçta katman katman biriktirdiği bembeyaz travertenleriyle tanınıyor. Teraslarda biriken sığ havuzlarda ayaklarınızı serinletebilirsiniz. Hemen üstünde antik Hierapolis kenti uzanıyor; ayrıca buradaki Kleopatra Havuzu’nda antik sütun kalıntıları arasında yüzmek mümkün. Çevrede çok sayıda termal otel de bulunuyor.
Köprülü Kanyon
Antalya’nın Manavgat tarafında bulunan Köprülü Kanyon, Türkiye’nin en popüler rafting noktalarından. Köprüçay nehri kanyon boyunca akıyor ve yaz aylarında soğuk suda rafting yapmak için bölgeye akın ediliyor. Rafting dışında yürüyüş parkurları ve eski Roma köprüsü de var. Kanyona yakın Selge antik kentinin kalıntıları da kısa bir sapmayla görülebilir.
Uludağ
Bursa’nın hemen üstünde yükselen Uludağ, Türkiye’nin en bilinen kayak merkezi. Kışın pisteler için, yazın ise serinlik ve yürüyüş için gidiliyor. Bursa’dan teleferikle çıkmak başlı başına keyifli bir deneyim; tepelere çıktıkça şehir ve ova ayaklarınızın altına seriliyor.
Ayder Yaylası
Karadeniz’in Rize tarafındaki Ayder Yaylası, yemyeşil dağların arasına kurulmuş tipik bir yayla yerleşimi. Sis, çay bahçeleri ve ahşap evler bölgenin atmosferini belirliyor. Yörenin kaplıcaları da meşhur. Buraya kadar gelmişken yöresel lezzetleri, özellikle muhlama ve taze peynirleri denemeden dönmeyin.
Düden Şelaleleri
Antalya’dan bir doğal güzellik daha: Düden Şelaleleri. İki ayrı şelaleden oluşuyor; aşağı Düden, suyu doğrudan denize döken yüksek bir falezden aşağı akıyor. Tekneyle denizden bakıldığında daha da etkileyici. Yukarı Düden ise şelalenin arkasından geçebildiğiniz bir mağara oluşturuyor.
Erciyes Dağı
Kayseri’de yükselen Erciyes, sönmüş bir volkan ve Orta Anadolu’nun en önemli kayak merkezlerinden. Kış sezonunda pistler ve oteller dolup taşıyor; yaz aylarında ise zirveye tırmanış ve doğa yürüyüşü için tercih ediliyor. Kayseri’ye nereden bakarsanız bakın bu kar başlı dağ ufukta duruyor.
Salda Gölü

Burdur’daki Salda Gölü, beyaz mineralli kumları ve turkuaza dönen rengiyle son yıllarda epey ün kazandı. Su altındaki mineral yapısının Mars’taki bir bölgeye benzediği keşfedilince ilgi daha da arttı. Doğal yapısı kırılgan olduğu için belirli alanlarda korumaya alındı; gittiğinizde işaretli bölgelere uymak önemli.
Türkiye Doğası: Son Söz
Kapadokya’nın kaya manzaralarından Salda’nın turkuaz suyuna, Ağrı Dağı’nın zirvesinden Belgrad Ormanı’nın patikalarına kadar Türkiye, doğa açısından şaşırtıcı bir çeşitlilik sunuyor. Bu listedeki yerler ülkenin dört bir yanına dağılmış durumda, dolayısıyla nereye gidiyorsanız gidin yakınınızda görmeye değer bir doğal alan bulma ihtimaliniz yüksek. En sevdiğim tavsiyem: yola çıkmadan önce gideceğiniz bölgeyi tek bir doğal duraktan ibaret sanmayın, çevreye de bakın.
