Mutlaka Denemeniz Gereken 9 Harika Türk Mezesi
Türk sofrasının vazgeçilmezi mezeler. Cacıktan çiğ köfteye, midye dolmadan baba ganuşa kadar denemeye değer 9 klasik Türk mezesi.

Türk sofrasının ruhu büyük ölçüde mezelerde saklı. Mezeler aslında küçük tabaklardır: ana yemekten önce, hatta çoğu zaman ana yemek yerine geçer. Bir araya geldiklerinde tek başına doyurucu bir sofra kurarlar. Özellikle rakı ya da şarap eşliğinde uzun bir akşam yemeği için mezelerin yerini hiçbir şey tutmaz.
Aşağıda en sevilen, en sık karşınıza çıkacak 9 Türk mezesini topladım. Bunları evde hazırlayabilir, ya da İstanbul’daki bir meyhanede tabak tabak önünüze gelirken keşfedebilirsiniz.
Denemeye Değer Türk Mezeleri Nelerdir?
Türk mutfağı geniş bir dünya; kebaplardan denemeye değer Türk çorbalarına kadar uzanıyor. Mezeler ise bu mutfağın en renkli köşesi. Soğuk ve sıcak çeşitleri var, sebze ağırlıklı olanları da deniz mahsulleriyle yapılanları da bulunuyor. Birkaçını bir araya getirdiğinizde misafirleriniz için hoş bir başlangıç tabağı kolayca çıkar.
İşte not etmeye değer dokuz tanesi.
Yoğurtlu Havuç Salatası
Hafif ve serinletici bir başlangıç arayanlar için ideal. Rendelenmiş havuç zeytinyağında hafifçe kavrulur, soğuyunca süzme yoğurt, tuz ve genellikle sarımsakla karıştırılır. İsteğe göre üzerine ceviz ya da dereotu da eklenir. Tatlı havuçla ekşimsi yoğurdun dengesi çok iyi oturur.
Çiğ Köfte
Türkiye’nin en bilinen mezelerinden. Adı “çiğ” olsa da bugün satılan çiğ köftenin neredeyse tamamı etsizdir; ince bulgur, salça, baharatlar ve bol baharat hamuru uzun uzun yoğrularak yapılır. Marul yaprağına sarıp limon sıkarak yemek en keyiflisi.
Midye Dolma
İstanbul sokaklarının klasik atıştırmalığı. Midye kabuklarının içine baharatlı, kuş üzümlü ve fıstıklı iç pilav doldurulur. Üzerine limon sıkıp kabuğu kaşık gibi kullanarak yenir. Hem hızlı bir atıştırmalık hem de güzel bir yemeğin öncesinde hafif bir başlangıç olarak iş görür.
Barbunya Pilaki
Zeytinyağlı mezelerin sevileni. Barbunya fasulyesi soğan, havuç, domates ve zeytinyağıyla yavaş yavaş pişirilir, soğuk servis edilir. Bölgeden bölgeye, hatta evden eve değişen pek çok versiyonu var; hepsi de doyurucu ve besleyicidir.
Şakşuka
Türk usulü şakşuka, Kuzey Afrika’daki yumurtalı versiyondan farklıdır. Burada kızartılmış ya da fırınlanmış patlıcan, biber ve domatesin sarımsaklı bir sosla buluştuğu sebze ağırlıklı bir mezedir. Patlıcanı seven herkesin sofrasında olması gereken bir lezzet.
Hamsi Tava
Karadeniz mutfağının yıldızı hamsi, mezelere de uzanır. İnce mısır ununa bulanıp kızartılan hamsi tava, çıtır çıtır ve doyurucu bir seçenek. Yanına limon ve biraz roka çok yakışır.
Cacık

Sade, taze ve serinletici bir meze arıyorsanız cacık tam isabet. Süzme yoğurdu rendelenmiş ya da küçük doğranmış salatalık, biraz sarımsak, zeytinyağı, nane ve tuzla karıştırmanız yeterli. Sıcak yaz akşamlarının kurtarıcısı, ağır yemeklerin de yanında ferahlatıcı bir dengeleyici.
Tarator
Cevizli, sarımsaklı, bayatlamış ekmekle koyulaştırılan bir sos-meze. Yoğurt, ceviz, ekmek içi, sarımsak ve zeytinyağıyla yapılır; genellikle kızarmış balığın ya da deniz mahsullerinin yanında servis edilir. Kıvamı yoğun, tadı dolgundur.
Baba Ganuş
Patlıcanı közleyip tahin, sarımsak, limon ve zeytinyağıyla ezerek yapılan dumanlı, kremamsı bir meze. Ekmekle ya da pide ile yenir, mezelerin yumuşak ve aromatik kanadında yerini alır.
Türk Mezelerine Dair Son Sözler

İstanbul’a gelenlerin en güzel keşiflerinden biri, hiç şüphesiz Türk mutfağı oluyor. Mezeler de bu mutfağı tanımanın belki en lezzetli yolu: küçük tabaklarda pek çok farklı tadı bir arada deneyebilir, sevdiklerinizi kolayca evde de yapmaya başlayabilirsiniz.
Bu yazıda cacıktan baba ganuşa, çiğ köfteden hamsi tavaya kadar dokuz klasik mezeden bahsettik. Bir sonraki meyhane akşamınızda ya da kendi sofranızı kurarken bu listeyi yanınızda bulundurun. Hepsini bir arada denemek, Türk mutfağına atılacak güzel bir ilk adım olur.
