IstanbulJoy
İstanbul'da Ne Yapılır

Turistlerin Bilmediği İstanbul: Tur Programlarına Girmeyen İlginç Yerler

Tur programlarına genelde girmeyen, sıra dışı İstanbul'u keşfedin: Balat, Beylerbeyi Sarayı, Maçka, Kariye ve Sancaklar Camii.

Turistlerin Bilmediği İstanbul - Tur Programlarına Girmeyen İlginç Yerler

Türkiye, Avrupalı gezginlerin en çok ziyaret ettiği ülkelerden biri. İstanbul ise o kadar gezilmiş bir şehir ki, turistin ayak basmadığı bir köşe bulmak neredeyse imkansız. İşte tam da bu yüzden, çoğu tur programına girmeyen, biraz daha az bilinen yerleri keşfetmek ayrı bir keyif. Aşağıda rehberlerin pek anlatmadığı, şehrin sıra dışı köşelerini topladım.

1. Balat: İstanbul’un En Eski Mahallelerinden Biri

Balat’ın renkli evleri ve dik sokakları

Balat son yıllarda epey popülerleşti, ama yine de büyük tur otobüslerinin rotasına genelde girmez. Tarihi yarımadanın Haliç’e bakan bu köşesi, uzun süre Yahudi, Rum ve Ermeni cemaatlerine ev sahipliği yaptı; bu çok katmanlı geçmiş hâlâ sokaklarda hissediliyor. Dik yokuşlar, rengarenk boyanmış evler ve yavaş akan bir gündelik hayat sizi başka bir döneme götürüyor. İki üç katlı evlerin arasında dolaşırken cami, kilise ve sinagogların aynı semtte iç içe durduğunu görürsünüz. Tepeden Haliç manzarasını yakalamak için yokuşları biraz tırmanmaya değer.

2. Beylerbeyi Sarayı

Beylerbeyi Sarayı’nın Boğaz kıyısındaki cephesi

Topkapı ve Dolmabahçe kadar bilinmese de Beylerbeyi, görmeye değer saraylardan biri. Boğaz’ın Anadolu yakasında, suyun hemen kıyısında yer alıyor. 19. yüzyılın ortasında, sultanların yazlık sarayı ve önemli konukların ağırlandığı bir konak olarak yapılmış. İçeride Batı ve Doğu üsluplarının harmanlandığı zengin süslemeler, dışarıda ise özellikle ilkbaharda canlanan bir bahçe sizi karşılıyor. İç mekan süslemeleri açısından çok daha ünlü saraylarla rahatlıkla yarışır. Şehir merkezindeki kalabalıktan uzak, daha sakin gezilebilen bir yer olması da ayrı bir avantaj.

3. Maçka Parkı ve İstanbul Kedileri

Maçka Parkı’nda yeşillik ve yürüyüş yolları

Kediler İstanbul’un ayrılmaz bir parçası; şehrin her köşesinde karşınıza çıkarlar. Nişantaşı ile Beşiktaş arasında uzanan Maçka Parkı da bu dostların yoğun olarak takıldığı yerlerden biri. Mahalle sakinleri ve gönüllüler kedileri besler, hatta soğuk havalarda onlar için küçük barınaklar koyar. Şehir merkezinde, ağaçların altında yürüyüş yapıp bu kedi nüfusuyla vakit geçirmek, gezinin temposunu düşürmek için iyi bir mola.

4. Türk Pazarları

Bir İstanbul pazarında tezgahlarda sebze meyve ve baharatlar

İstanbul’a gelip bir mahalle pazarına uğramamak olmaz. Bir şehrin gündelik hayatını, sokak lezzetlerini ve yöresel ürünlerini en yakından buralarda görürsünüz. Eminönü’nde Yeni Cami’nin arkasındaki bölge ve Kadıköy’deki Salı Pazarı iyi başlangıç noktaları. Kalabalıktan kaçınıp en taze ürünleri yakalamak için sabah erken saatte gitmek mantıklı. Bir de pazarlık kültürü hâlâ canlı; özellikle hediyelik ve giyim tezgahlarında ilk söylenen fiyatın üzerinden konuşmaya çekinmeyin.

5. Kariye Camii (Chora)

Kariye Camii’nin altın zeminli Bizans mozaikleri

Eski adıyla Chora, İstanbul’un en etkileyici Bizans yapılarından biri ve çoğu standart tur programının dışında kalır. Bugünkü yapının çekirdeği yüzyıllar öncesine dayanıyor, ama asıl hazinesi 14. yüzyıldan kalma mozaik ve fresklerdir. Hz. İsa, Meryem ve azizleri anlatan bu sahneler, altın zeminleri ve detaylarıyla dönemin en iyi örnekleri arasında sayılıyor. Osmanlı döneminde camiye çevrilen yapıda mozaikler uzun süre sıva altında kaldı, sonra restore edildi. Edirnekapı tarafında, tarihi surların yakınında olduğu için biraz kenarda kalır; tam da bu yüzden daha sakin gezilir.

6. Sancaklar Camii

Sancaklar Camii’nin sade, beton ve doğal taştan iç mekanı

İstanbul’da pek çok cami klasik Osmanlı mimarisini izler; kubbe, minare, bildik bir düzen. Sancaklar Camii ise bambaşka. Büyükçekmece’de, şehir merkezinden biraz uzakta yer alan bu cami 2013’te tamamlandı ve modern mimarisiyle ilk bakışta sizi şaşırtıyor. Yapının büyük bölümü adeta toprağa gömülü; içeride süsleme yok denecek kadar az, bunun yerine çıplak beton, doğal taş ve yumuşak bir ışık var. Sadeliğiyle dikkat çeken bu mekan, geleneksel cami anlayışına alışkın olanlar için ilginç bir karşılaşma. Ulaşımı biraz zaman alsa da mimariyle ilgilenenler için yolu değer.