IstanbulJoy
İstanbul Yaşamı

Prens Adaları (Adalar) Rehberi

Prens Adaları (Adalar) rehberi: nasıl gidilir, hangi adalar gezilir, plajlar, gezilecek yerler ve en iyi ziyaret zamanı. İstanbul'un sakin köşesi.

Marmara Denizi'nde Prens Adaları manzarası

İstanbul’un Prens Adaları (kısaca Adalar), Marmara Denizi’nde uzanan küçük bir takımada. Şehrin gürültüsünden kaçıp birkaç saatliğine başka bir tempoya geçmek istiyorsanız, vapura binip buraya gelmek en kolay yollardan biri. Adaların kendine özgü bir havası var: motorlu taşıt trafiğinin neredeyse hiç olmadığı sokaklar, çam kokusu, eski köşkler ve denizin sürekli yanı başınızda olması.

Açık konuşayım, adaları en güzel yaşayacağınız zaman güneşli ve sıcak günler. Vapur yolculuğu da o havalarda apayrı bir keyif veriyor. Hafta içi gelirseniz kalabalık çok daha az olur; hafta sonları, özellikle yazın, iskeleler ve plajlar dolup taşar.

Prens Adaları’nda çam ağaçları arasında deniz manzarası

Adaların Tarihi

Adalar uzun tarihi boyunca farklı isimlerle anılmış. En bilineni Prens Adaları; bu ismin kökeni Bizans ve Osmanlı dönemlerine uzanıyor. O dönemlerde gözden düşen prensler ya da soylular adalara sürgüne gönderilir, çoğu zaman ömürlerinin sonuna kadar burada kalırdı. Adların kaynağına dair başka bir rivayet de, İmparator I. Iustinos’un Büyükada’da büyük bir saray yaptırdığını anlatır.

  1. yüzyılda adalar; Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve Türkler gibi farklı inanç ve milliyetlerden insanlara ev sahipliği yaptı. Bu çok katmanlı geçmiş, bugün hâlâ kiliselerde, sinagoglarda, manastırlarda ve eski ahşap köşklerde görülebiliyor. İstanbul ile Adalar arasında 1846’dan beri düzenli vapur seferleri yapılıyor.

Konum ve Coğrafya

Marmara Denizi’nin kuzeydoğusundaki bu takımada aynı zamanda İstanbul’a bağlı bir ilçe. Dokuz ada ve birkaç kayalıktan oluşuyor. Bunlardan dördü ziyaretçi kabul ediyor ve nüfus barındırıyor: Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada. Sivriada ve Tavşanadası ıssız; Kaşıkadası ve Yassıada özel mülk; Sedefadası ise büyük ölçüde ziyarete kapalı.

Adalar genel olarak engebeli bir yapıya sahip ve farklı yükseklikte birçok tepe barındırıyor. Büyükada ilçenin merkezi konumunda. Adalarda yoğun çam ve fıstık çamı örtüsü dikkat çeker; gezerken duyacağınız o reçine kokusu büyük ölçüde bu ağaçlardan gelir.

İstanbul’dan Adalara Nasıl Gidilir?

Adalara ulaşmanın tek yolu deniz. Bu da seçenekleri sadeleştiriyor: ya şehir hatları vapuru ya da özel deniz otobüsü hatları.

En yaygın ve uygun yöntem vapur. Toplu taşıma kapsamında olduğu için bileti gayet ekonomik (İstanbulkart ile ödenir). Vapurlar başlıca şu iskelelerden kalkıyor:

  • Kabataş
  • Eminönü
  • Bostancı
  • Kadıköy

Yolculuk süresi hangi iskeleden bindiğinize göre değişir, kabaca 1 ila 1,5 saat sürer. Sabah erken çıkmak iyi fikir, hem kalabalığı atlatırsınız hem güne daha çok vakit kalır. Vapurlar gün içinde belirli aralıklarla, yoğun saatlerde daha sık kalkar. Tek aksaklık sebebi genelde sert hava: dalga ve fırtına olursa seferler gecikebilir ya da iptal olabilir.

Adalara giden şehir hatları vapuru ve Marmara Denizi

Prens Adaları Plajları

En büyük ada olan Büyükada en çok plaj seçeneğine sahip; aralarında aile plajlarının da bulunduğu donanımlı koylar var. Çoğunda çocuklarla rahatça denize girebilirsiniz, bazı koylar ise dar ve kayalıktır.

Plajların büyük kısmı ücretli. Giriş ücreti genelde şezlong, şemsiye, soyunma kabini, duş ve tuvalet kullanımını kapsar; çoğunda bir kafe veya restoranda atıştırma imkanı da olur. Bazı plajlarda belirli yaşın altındaki çocuklar ücretsiz girebiliyor.

Heybeliada’nın bilinen plajları arasında Alman Koyu sayılabilir. Burgazada’nın plajları Büyükada kadar gelişkin olmasa da soyunma kabini, duş ve şezlong sunar. Kınalıada’da ise Kumluk Plajı’na gidebilirsiniz; bir plaj gününde ihtiyaç duyacağınız temel imkanlar burada mevcut.

Adalarda Yapılacaklar ve Gezilecek Yerler

Her adanın kendi karakteri var. İşte ada ada öne çıkanlar.

Büyükada

Büyükada’yı yürüyerek gezmek keyifli, ama bisikletle dolaşmak çok daha eğlenceli. Kolayca bisiklet kiralayıp adanın sokaklarında tur atabilirsiniz. Mutlaka görülmesi gerekenler:

  • Aya Yorgi Kilisesi (Aziz Georgios): 18. yüzyıl ortalarına tarihlenen bu kilise, adanın tepesinde yer alır; çıkış yolu adanın en güzel manzaralarından birini sunar.
  • Adalar Müzesi: 2010’da açılan müze, takımadanın tarihini belgeler, fotoğraflar, eşyalar ve videolarla anlatır.
  • Aşıklar Yolu: Sevgilinizle geldiyseniz adanın bu romantik yürüyüş güzergahını kaçırmayın.
  • Lev Troçki’nin yaşadığı ev ve Hamidiye Camii, Hesed Le Avraam Sinagogu gibi farklı inançlara ait yapılar.

Büyükada’da faytonların ve köşklerin olduğu sokak

Burgazada

Burgazada altyapısı sade, sakin bir ada. Huzur, sessizlik ve mahremiyet arayanlar burayı sever. Yine de görülmeye değer noktaları var: altında yer altı bölümü bulunan Aya Yani Kilisesi, yazar Sait Faik Abasıyanık’ın ev müzesi ve adanın küçük çarşısı.

Burgazada’nın sakin sahili ve ahşap evleri

Heybeliada

Takımadanın ikinci büyük ve en yeşil adası Heybeliada. Çam ormanları arasında yürüyüş yapmak isteyenler için ideal. Gezilecekler arasında Rum Ortodoks Ruhban Okulu (Heybeliada Ruhban Okulu), Değirmen Burnu ile Aya Nikola ve Meryem Ana kiliseleri sayılabilir.

Heybeliada’nın çam ormanları ve tepedeki tarihi yapı

Kınalıada

Adını taş ve toprağının kızılımsı renginden alan Kınalıada, en az kalabalık adalardan biri. Sessizlik ve sakin bir deniz banyosu arayanlar burada rahat eder. Adada İsa Manastırı’nı görmeyi unutmayın.

Kınalıada’nın kızılımsı kıyıları ve berrak deniz

Restoranlar ve Yerel Mutfak

Adalarda yemek denince akla deniz ürünleri gelir. Marmara’dan çıkan taze balıkla hazırlanan menüler bu mutfağın temeli; bazı restoranlarda akvaryumdan balığınızı kendiniz seçip sipariş edebilirsiniz. Balığın yanında rakı klasik bir ikili. Büyükada’da geleneksel mutfağıyla öne çıkan eski lokantalar bu deneyim için iyi adresler. İskele meydanlarındaki kafelerde dondurma yiyip vapur beklemek de adaların kendine has bir ritüeli.

Adaların İklimi ve En İyi Ziyaret Zamanı

Adaların havası genel olarak İstanbul ile benzer, ama Marmara’dan esen meltem yazın sıcağı daha katlanılır kılıyor. Bu rüzgar, sıcak günlerde adaları şehrin geri kalanından daha rahat bir hale getiren ayrıntı. Kışlar yağmurlu ve ılık geçer, kar nadiren görülür.

Turizm sezonu mayısta açılır, ekime doğru sakinleşir. Yüzme sezonu haziranda başlar; deniz suyu en sıcak noktasına ağustosta ulaşır (yaklaşık 23-24 derece), şubatta ise 7 dereceye kadar iner. İlkbahar bazen serin geçebildiği için, kalabalıktan kaçınmak isteyenlere yaz sonu ile sonbaharı öneririm: deniz hâlâ ılık, hava hâlâ güzel, ama ortalık daha tenha olur.

Temiz hava, deniz, çam ormanları, eski köşkler ve sakin sokaklar… Adalar, İstanbul’un yorgunluğunu birkaç saatte üzerinizden atabileceğiniz nadir yerlerden. Şehirde ilk kez yeterince vakit bulamadıysanız, sırf adaları gezmek için bir gün ayırmaya değer.

https://www.youtube.com/watch?v=mSlbbZGxiWI