İstanbul''un Gözdesi: 'Bomonti'
İstanbul'un dinamik semti Bomonti hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, eğlence mekânları, sanat galerileri ve daha fazlası için bu yazıyı okuyun.

Emin ve sağlam adımlarla yükselişini sürdüren Bomonti, 2018’in son günlerinde yeniden atağa kalkmış; her biri birbirinden keyifli yeni mekânlarıyla hayatımızdaki yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Bomonti’deki gelişmeleri takip etmek diğer semtlere kıyasla çok daha kolay çünkü burada yeni mekân açılışları neredeyse belirli bir düzene girmiş gibi.

Bomonti’nin enerjik ve özgün mekânları, konserleri, festivalleri, film gösterimleri ve daha pek çok etkinliğiyle hepimizin vazgeçilmezi olduğu tartışılmaz bir gerçek. Kendinizi Bomonti’ye attınız; peki yolculuk sizi nereye götürüyor? Size lezzet, sanat ve eğlence dolu bir rehber hazırladık. Haydi, keşfedelim!
Leica Gallery İstanbul
Fotoğrafçılığa ilgi duyuyorsanız şanslısınız; Bomontiada’nın etkileyici galerisi Leica Gallery İstanbul’la tanışmak üzeresiniz. Dünyaca ünlü isimlerden yerel fotoğrafçılara uzanan geniş bir yelpazede, keşfedilmeyi bekleyen değerli işler burada bir araya geliyor.
Leica geleneğini Türkiye’de yaygınlaştırmayı ve yaratıcı potansiyeli ortaya çıkarmayı hedefleyen galeri; VIP lounge, çalışma alanı, ürün satış noktaları, bir sınıf ve profesyonel stüdyo gibi çeşitli bölümlerden oluşuyor. Yanınızdakiler makinesini alsın, makinesi olmayanlar ise meraklı bakışlarını. Leica Gallery İstanbul’a gidin!

Ara Güler Müzesi
Bomonti’de yer alan Ara Güler Müzesi, yakın zamanda aramızdan ayrılan ve dünyanın en iyi fotoğrafçılarından biri kabul edilen Ara Güler’in eserlerini ve ilham verici hayat hikâyesini ölümsüzleştirmek amacıyla kurulmuş. Picasso ve Churchill gibi dünya tarihinin en önemli isimlerini objektifine taşıyan Güler, fotoğrafçılık ve foto muhabirliği söz konusu olduğunda akıllara gelen ilk isimlerden biri olmayı sürdürüyor.
Güler’in sanatçı kimliğini tanımak, hayat hikâyesini öğrenmek ve derinlikli fotoğraflarını incelemek isteyenler müzeyi mutlaka ziyaret etmeli. Güler’in kendi kameralarına ve ekipmanlarına da yer verilen müzede büyülenmemek elde değil!

Atölye (Workshop)
Yaratıcılık mı dediniz? Bomontiada’daki Atölye’yle ya da kendini tanımladığı adıyla Transdisipliner İnovasyon Platformu’yla tanıştığımızdan beri bu kelimeyi ayrı düşünemez olduk. Burada temel amaç, yeni fikirlerin en verimli biçimde hayata geçirilmesi.
Bu amaç doğrultusunda mühendislikten tasarıma, sanattan girişimciliğe kadar pek çok farklı alanda çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Son dönemdeki çalışmalardan biri, günlük hayatta tek bir işleve alışmış nesnelere farklı özellikler kazandırmak üzerine. Bu çalışmada; meditasyon yapmanızı hatırlatan yastıktan kamburlaştığınızda sizi uyaran sweatshirt’e kadar pek çok özgün fikir hayata geçirildi. Bireysel ve kurumsal katılıma açık etkinlikler düzenlenen Atölye’yi de mutlaka uğrayın!

Babylon
Hayatında hiç Babylon deneyimi yaşamamış herkese sesleniyoruz; müzik severlere özellikle! Yerel ve uluslararası müzik kültürünün ritmi 1999’dan bu yana Babylon’da atıyor. Jimmy Scott’tan Charles Bradley’e kadar her türden müziğin en başarılı temsilcilerine ev sahipliği yapan Babylon, efsanevi konserlerle dolu.
Güçlü teknolojik altyapısıyla sevdiğiniz sanatçıların canlı performanslarını izleyebilir, en sevdiğiniz şarkılara eşlik edebilir, saatlerin nasıl geçtiğini anlamaksızın dans edip eğlenebilirsiniz! Eğlenceye renk katmak için Babylon’un lezzetli kokteylerini kesinlikle denemeyi ihmal etmeyin.

The Populist
İstanbul’un nabzının attığı bir diğer yer ise The Populist! Özgün dekorasyonu, zengin menüsü ve her birinde özel keşif anları yaşatabileceğiniz etkinlikleriyle burası gerçekten harika bir mekân.
The Populist, tarihi fabrikanın mirasını modern bir anlayışla yeniden yorumluyor. Sevdiklerinizle sohbet etmek ve güzel vakit geçirmek ya da müziğe ve dansa kapılarak eğlenmek isteyenler için ideal bir tercih.

Kilimanjaro
Kilimanjaro, Mehmet Uluğ ve Cem Yegül’ün Amerikan avant-garde cazzının efsanelerinden Sun Ra Arkestra’yı ilk kez izledikleri Washington D.C.‘deki kulübün adı. Mekânın kendine özgü farkı ve sıcaklığı da buradan geliyor. Duvarlarını süsleyen çağdaş sanat örneklerinden akılda kalan menüsüne kadar Kilimanjaro, hem keyifli vakit geçirmek hem de başarılı bir yemek deneyimi yaşamak isteyenler için biçilmiş kaftan.
Kilimanjaro’nun tam ortasına konumlanan ikonik bar, mekânın sembollerinden biri. Sizi her birinde farklı zaman dilimlerine taşıyacak müzikleri dinlerken Schweppes ve Kilimanjaro’ya özel tasarlanmış kokteyller denemeyi sakın unutmayın!

Monochrome
Monochrome, günün her saatine uygun seçenekleriyle Bomonti’nin en renkli mekânlarından biri! Adını fotoğrafçılıkta sıkça anılan siyah-beyaz baskı çerçevelerinden alan Monochrome’a akşam üstü Bomonti’den geçin; kapıdan içeri girin, hafif bir salata sipariş edin ve eğlence başlasın.

Kiva
Kiva, özellikle akşam vakti gidildiğinde ilk bakışta büyüleyen bir mekân. Dışarıdaki küçük ışıklar, içeride yaşayacağınız güzel deneyimin habercisi gibi.
İçeri girdiğinizde bir lezzet şöleniyle karşılaşıyorsunuz: Anadolu’nun yerel tatları birer birer sofranıza konuyor ve akşamınızı renklendiriyor. Gündüz saatlerinde de tercih edebileceğiniz bu mekânda masanıza kurulun, atmosferin tadını çıkarın ve Bomonti ruhunu tüm benliğinizle hissedin.

Kozmos
Bomonti’nin ara sokaklarında konumlanan Kozmos, huzurlu atmosferiyle sizi hemen içine alıyor. Ardından kahveler, sandviçler ve tatlılar devreye giriyor.
Lezzetli kahvelerini daha da özel kılan sağlam karton bardakları da var. O karton bardakları almaya gideceklere sevgiler!
Kapı önünde kahve içmenin keyfini kaçırmayın. Derin sessizliğe ihtiyaç duyanlar için ideal. Dizüstü bilgisayarını alıp çalışmaya gelebileceğiniz masalar da mevcut. Güler yüzlü çalışanlarla kısa bir sohbet, gününüzü güzelleştirebilir! Sıcak yaz günlerinde ise kesinlikle Freddo’yu deneyin.

https://www.youtube.com/watch?v=0VlhOnQvgAw
