IstanbulJoy
İstanbul'da Ne Yapılır

İstanbul'da Kışın Yapılacak Şeyler

İstanbul'da kış Aralık ortasından Mart ortasına kadar sürer; sıcaklık nadiren 10 dereceyi aşar. Soğuk havaya rağmen şehirde yapacak çok şey var.

Karlı bir günde İstanbul siluetinin kış manzarası

İstanbul’da kış kabaca Aralık ortasından Mart ortasına kadar sürer ve sıcaklık nadiren 10 dereceyi geçer. Güneşli günler de olur ama gökyüzü çoğunlukla gri kalır. Yine de şehir hayatı yavaşlamaz, sadece havaya göre kendini yeniden ayarlar. Nişantaşı ve Beyoğlu gibi merkezi semtler kalabalıklaşırken Boğaz kıyıları görece sessizleşir.

Aslında kış, İstanbul’u görmek için sandığınızdan keyifli bir mevsim. Turist sayısı azaldığı için anıtları ve müzeleri çok daha rahat, çok daha sakin gezersiniz. Şehir kışın kendine has, biraz gizemli bir havaya bürünür; eğer kar tutarsa (bazen bir haftaya yakın yerde kaldığı olur) fotoğraf için bulunmaz kareler çıkar.

Karlı bir günde İstanbul kış manzarası

Soğuk aylarda yapabileceklerinizi tek tek anlatayım.

Balık ye, rakı iç

İstanbul’da balık sezonu Eylül sonunda canlanır ve en çeşitli, en lezzetli balıkları tam da bu aylarda bulursunuz. Denemeye değer mevsimlik balıkların başında Boğaz’ın meşhur lüferi gelir; bir de görünüşüne aldanmamak gereken, oldukça lezzetli kalkanı sayabilirim. Yemeğin yanında ısınmak için Türkiye’nin milli içkisi rakıyı tercih edebilirsiniz: anasonlu, pastise benzeyen bir içki. Balık restoranlarında çok sevilir ve insanların saatlerce sohbet ettiği “rakı sofraları"nın olmazsa olmazıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de rakıyı severdi; danışmanları ve yakın çevresiyle sık sık rakı sofrası kurardığı bilinir.

Balık restoranında klasik bir rakı sofrası

Salep ya da boza iç

Salep ve çay, kökleri Osmanlı dönemine uzanan iki geleneksel sıcak içecek. Salep, orkide kökünden elde edilen toz ile sıcak sütten yapılır, üzerine genellikle tarçın serpilir. Osmanlı döneminde bölgede o kadar yaygındı ki uygun fiyatlı bir kahve alternatifi olarak İngiltere ve Almanya’ya kadar ulaşmıştı. Bugün İstanbul’da kahvehanelerde ya da seyyar satıcılarda bulabilirsiniz. Çay ise zaten milyonlarca insanın güne başlarken içtiği içecek.

Boza ise darı, buğday ya da bulgur gibi tahıllardan; şeker, yoğurt mayası ve bazen vanilya katılarak yapılan fermente bir içecek. Genellikle 15 Eylül ile 15 Mayıs arasında, özellikle kışın içilir. Fermantasyon süreci yaklaşık beş gün sürer. İstanbul’da “Booozaaa!” diye seslenen seyyar satıcılarda da bulunur. En bilinen adreslerden biri Vefa semtindeki Vefa Bozacısı’dır.

130 yılı aşkın geçmişiyle bu küçük dükkân, Türkiye’nin en iyi bozalarından birini yapmasıyla ünlü. Atmosferi ve dekoruyla sizi adeta bir asır öncesine götürüyor.

Geleneksel boza ve üzerine serpilen leblebi

Hamama git

Şehri soğukta dolaştıktan sonra Türk hamamında ısınmak ve bir tellak eşliğinde gevşemek tarifsiz iyi gelir. İşte üç köklü adres.

Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Hamamı 1590’a uzanıyor; yakın zamanda restore edildi ve oldukça titiz bir hizmet sunuyor. Tek farkı, kadın ve erkek saatlerinin ayrı olması. Güncel fiyatlar ve paket içerikleri için resmi siteye bakmakta fayda var.

Adres: Kemankeş Karamustafa Paşa Mh., Hamam Sk No:1, İstanbul. Web: kilicalipasahamami.com

Çağaloğlu Hamamı 1741’de inşa edilmiş, kabuk değiştirmeden günümüze ulaşan klasik bir hamam. Hamam, kese ve masaj içeren bir temel paketi var; güncel ücret için siteye bakın.

Adres: Alemdar Mh., Cağaloğlu Hamamı Sk No:34, Fatih, İstanbul. Web: cagalogluhamami.com.tr

Süleymaniye Hamamı ise Mimar Sinan’ın 1557’de tasarladığı Süleymaniye Camii’nin hemen yanında. Karma saat sunması büyük kolaylık. Geleneksel paketi hamam, kese ve masajı kapsıyor.

Adres: Süleymaniye Mh., Mimar Sinan Cd No:20, İstanbul. Web: suleymaniyehamami.com.tr

Alışveriş ve sinema

Yağmurdan ya da sert soğuktan kaçmak isterseniz İstanbul’un dev alışveriş merkezlerinden birine sığınabilirsiniz. Çoğunda IMAX 3D ekranlı son teknoloji sinema salonları var. Üstelik İstanbul’daki yabancı filmlerin büyük kısmı orijinal diliyle, Türkçe altyazılı gösteriliyor; yani filmi kendi dilinizde izleme ihtimaliniz yüksek.

İstanbul’da modern bir alışveriş merkezinin iç mekânı

Hazır oradayken keyifli bir semtte bir şeyler içmeye ne dersiniz? Nişantaşı’ndaysanız Atiye Sokak ya da Akkavak Sokak çevresinde bir kahve veya kokteyl iyi gider. Akşam 18.00-19.00’dan sonra semtteki barlar da hareketlenir: geniş içki seçkisiyle Joker No 5, arkadaşlarla buluşmak için şık bir mekân olan Kozmonot ya da bir futbol dergisiyle bağlantılı, güzel yemekler ve ev yapımı kokteyller sunan Socrates ilk akla gelenler. Bu mekânlar akşamları hızla dolar ve sosyalleşmek için keyifli bir ortam sunar. Daha seçkin bir akşam isterseniz St. Regis otelindeki, şef Wolfgang Puck imzalı Spago restoranına uğrayabilirsiniz.

Müzeleri gez

İstanbul’un klasik anıtlarını gördükten sonra hava açık hava gezisine elvermiyorsa şehrin müzelerine yönelmek iyi bir fikir.

Her zevke göre bir seçenek var: uçaklardan trenlere, otomobillere, hatta bir denizaltıya kadar geniş bir koleksiyona sahip Rahmi M. Koç Müzesi (Sanayi Müzesi); çağdaş sanat ve enerji bölümleriyle santralistanbul (eski elektrik santralinde kurulu enerji müzesi); ve antik çağdan bugüne uzanan askeri eserler koleksiyonuyla Askeri Müze öne çıkanlardan.

Akvaryumu gez

2011’de açılan ve 6.000 metrekareden büyük bir alana yayılan İstanbul Akvaryumu, devasa vatozlar ve kaplan köpekbalıkları dahil 10.000’i aşkın deniz canlısına ev sahipliği yapan büyük akvaryumlardan biri.

İleri teknolojiyle donatılmış bu interaktif mekân, coğrafi bir güzergâh izliyor: ziyaretçileri Karadeniz’den Pasifik Okyanusu’na uzanan 16 farklı ortamda, 80 metrelik bir su tünelinden geçirerek dolaştırıyor.

Sergiler dışında balık besleme ve 5D gösterim gibi etkinlikler de var. Şehir merkezine biraz uzak olsa da günün büyük kısmını rahatça geçirebileceğiniz, gitmeye değer bir yer. Tesiste birkaç restoran da bulunduğu için çocuklu aileler için ideal.

Adres: Şenlikköy, Florya Caddesi, Yeşilköy Halkalı Cd. No:93, Bakırköy, İstanbul. Web: istanbulakvaryum.com

Kafeye otur, tavla oyna

İstanbul’da küçük kafelerde tavla oynayan insanlara çok rastlarsınız; tavla burada neredeyse ulusal bir uğraş. Öğrenmek isterseniz garsona sormaktan çekinmeyin, taşların dizilişini ve temel kuralları seve seve anlatırlar. Aynı yerlerde kâğıt oyunu (kart) oynamak da mümkün.

Daha geniş bir oyun seçeneği arıyorsanız Cihangir’deki Ağa Cafe Bilardo Salonu’na bakın. Geleneksel Türk oyunlarının yanı sıra bilardo masaları ve bir ping-pong odası var. Cihangir zaten İstanbul’un en sevimli, keşfetmeye değer semtlerinden biri; gezerken sıcak bir kahve molası için ideal.