IstanbulJoy
İstanbul'da Ne Yapılır

İstanbul'da Yapmamanız Gereken 8 Şey

İstanbul'da seyahatinizi gölgeleyebilecek hatalardan kaçının. Yerel birinin gözünden, ziyaretçilerin sık düştüğü 8 tuzak ve pratik öneriler.

İstanbul'da yapılmaması gerekenleri anlatan rehber görseli

İstanbul misafirini sıcak karşılayan bir şehir: deniz kokusu, çarşıların baharatlı havası, sokaktaki canlılık. Binlerce gezginin gönlünü çabucak kazanması da bundan. Ama her turistik şehirde olduğu gibi burada da bilmediğinizde seyahatinizi gölgeleyebilecek birkaç ince nokta var.

İstanbul’da yapılmaması gerekenleri özetleyen kapak görseli

İstanbul’dan iyi anılarla ayrılmak istiyorsanız, yerel birinin gözünden kaçınmanızı önereceğim şeyleri tek tek anlatayım.

Asya yakasını es geçmeyin

Okuldan hatırlarsınız: İstanbul aynı anda iki kıtaya yayılan tek şehir. Yine de birçok ziyaretçi nedense sadece Avrupa yakasıyla yetiniyor. Kimi vakit bulamıyor, kimi de karşı yakayı gözden çıkarıyor. Oysa Anadolu yakası, kültür ve tarih açısından Avrupa yakasından geri kalmaz. Kadıköy’de yemek, Üsküdar’da sahil, Moda’da kahve… bir gününüzü buraya ayırmaya değer.

İstanbul’un Asya yakasından bir sahil ve vapur manzarası

“Tarihi” hamamlara körü körüne gitmeyin

İstanbul’da hâlâ ayakta olan yaklaşık 60 geleneksel hamam var. İstediğinizi seçin derdim ama sorun şu: bir kısmı tamamen turist gösterisine dönüşmüş durumda. Özellikle Fatih çevresinde bu tür yerler çok. Sokakta sizi içeri çağıran tellallara uyup ilk gördüğünüz kapıdan girmeyin. Önceden biraz araştırıp size uygun, gerçek bir tarihi hamam seçmek çok daha iyi sonuç verir.

Restoran kapıcılarının ısrarına kanmayın

Bilinen sözü biraz değiştirelim: iyi restoranın bu kadar agresif reklama ihtiyacı olmaz. Sizi koluna girer gibi içeri çekmeye çalışan kapıcılar özellikle Galata Köprüsü çevresinde bol. Marmara manzarasında balık yeme fikri kulağa hoş gelse de acele etmeyin. Aynı manzaraya sahip, ama balığı sizi hayal kırıklığına uğratmayacak yerler de var. Sitede bunların bir kısmından zaten söz ettik.

Bütün vaktinizi tarihi yerlerde tüketmeyin

Camiler, çarşılar, kaleler, saraylar… İstanbul’un tüm tarihi mekanlarını on seyahatte bile bitiremezsiniz. O yüzden “hepsini görmem lazım” baskısını ilk gün üzerinizden atın.

En çok merak ettiğiniz bir iki yere odaklanın, sonra bir köşede oturup güzel bir kahve için ve şehrin kendi temposunda size açılmasına izin verin. İstanbul’u kovalayarak değil, biraz oyalanarak tanırsınız.

Boğaz kıyısında balığın fiyatına aldanmayın

Boğaz kenarında balık yediğinizde önünüze gelen hesap bazen şaşırtıcı olabiliyor. Bu yüzden gideceğiniz yeri hem kalite hem fiyat açısından önceden araştırın. Aksi halde günün sonunda gelen rakam keyfinizi kaçırabilir ve yediğiniz balığın tadı damağınızda kalmaz.

Boğaz kıyısında balık restoranları ve deniz manzarası

Yoğun saatte trafiğe girmeyin

Arabayla gezmek her zaman en ucuz ya da en rahat seçenek değil. Köprüyü araçla geçip trafiğe saplanmak yerine vapur ile taksiyi birleştirmeyi deneyin. Hem manzaralı olur hem de o sinir bozucu sıkışıklıktan kurtulursunuz. İstanbul’da vapur, çoğu zaman en keyifli ulaşımdır.

Tanımadığınız kişilere fazla güvenmeyin

Türkiye yardımsever ve sıcakkanlı bir yer, bu doğru. Yine de paranızı korumak adına tanımadığınız kişilerin “size özel” teklif ve önerilerine temkinli yaklaşın. Fazla iyi görünen fırsat genelde öyle değildir.

İstiklal kalabalığına hazırlıklı gidin

Taksim denince akla ilk İstiklal Caddesi gelir, büyük ihtimalle siz de buraya uğrarsınız. Caddede neredeyse her şeyi bulabilirsiniz. Ama özellikle akşam iş çıkışı saatlerinde kalabalık iyice yoğunlaşır; yorgun İstanbullular tek istediği eve gitmektir. Yani akışa kapılmadan, sakin ve temkinli ilerleyin.

https://www.youtube.com/watch?v=sThc6Ii4cqU