IstanbulJoy
İstanbul'da Ne Yapılır

İstanbul'da Gezilecek En Güzel 10 Yer

İstanbul'un en güzel yerleri: Yerebatan Sarnıcı, Boğaz, Belgrad Ormanı, Ayasofya, Fener-Balat ve daha fazlası. Görmeye değer 10 mekânı derledik.

İstanbul'un en güzel yerlerinden Boğaz manzarası ve tarihi yarımada silueti

İstanbul’un sorunu güzel yer bulmak değil, hangisinden başlayacağını seçmek. Tarihi yapıları, suyu, ormanları ve renkli sokaklarıyla şehir o kadar çok şey sunuyor ki, ilk gelişte hepsini görmek imkânsız. Aşağıda kişisel olarak en çok sevdiğim, fotoğrafı da gezisi de keyifli on yeri topladım. Hepsi farklı bir İstanbul gösteriyor.

Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı İstanbul’un en sıra dışı mekânlarından biri. Yerin altına indiğiniz an şehrin gürültüsü kesiliyor; karanlıkta yükselen yüzlerce sütun, suya yansıyan ışıklar ve o ters duran Medusa başları başka bir dünyaya geçtiğiniz hissi veriyor. Antik tarihe ilgi duymasanız bile sırf atmosferi için gitmeye değer.

Boğaz

En güzel yerleri sayarken tek tek anıtlara odaklanıp şehrin en büyük güzelliğini, Boğaz’ı, atlamak kolay. Oysa İstanbul’u İstanbul yapan tam da o su. İki kıtayı ayıran Boğaz’ı bir vapur yolculuğuyla baştan sona geçmek, şehri en doğru gören yöntemlerden biri. Ortaköy’den Anadolu Hisarı’na kadar kıyıdaki yalılar, köprüler ve balıkçı tekneleri tek bir kadrajda toplanıyor. Daha özel bir gün isterseniz Boğaz’da özel yat turu kiralayıp koyları kendi temponuzda gezebilirsiniz.

Belgrad Ormanı

İstanbul sadece taş ve beton değil. Şehrin kuzeyinde, Sarıyer tarafında uzanan Belgrad Ormanı yürüyüş, bisiklet ve piknik için ideal. Hafta sonu kalabalık olabiliyor ama içlere doğru yürüdüğünüzde Osmanlı’dan kalma bentlerin yanında tek başınıza kalabilirsiniz. Şehirden bir günlüğüne kaçmak isteyenler için biçilmiş kaftan.

Ayasofya

İstanbul’un en güzel yapılarından Ayasofya’nın kubbesi ve minareleri

Ayasofya hem en çok ziyaret edilen hem de en etkileyici yapılardan biri. Bin beş yüz yılı aşan tarihinde kilise, cami ve müze olmuş; bugün yeniden cami olarak hizmet veriyor. İçeri girince o devasa kubbeye bakıp nasıl ayakta durduğunu düşünmeden edemiyorsunuz. Sabahın erken saatleri kalabalıktan kaçmak için en iyi zaman.

Fener ve Balat

Renkli evleri, dik sokakları ve eski rum-yahudi geçmişiyle Fener ve Balat şehrin en özgün köşeleri. Kahve içip antika dükkânlarına dalmak, boyalı cephelerin önünde fotoğraf çekmek için ideal. Haliç kıyısındaki bu iki semt son yıllarda iyice popülerleşti ama dokusunu hâlâ koruyor.

Gülhane Parkı

Topkapı Sarayı’nın hemen yanındaki Gülhane Parkı, sur içinde temiz hava almak için en güzel yerlerden. İlkbaharda lale mevsiminde tüm park rengârenk açıyor. Gezi yorgunluğunu atmak, bir bankta oturup Boğaz’a bakmak için ideal bir mola noktası.

Ortaköy Camii

Boğaz kıyısında, köprünün hemen yanında Ortaköy Camii

Ortaköy Camii sadece zarif bir yapı değil, konumuyla da fotoğrafçıların gözdesi. Tam suyun kıyısında, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün hemen arkasında duruyor. Akşamüstü meydanda kumpir yiyip caminin önünden köprüye bakmak klasik bir İstanbul anı.

Prens Adaları

Şehrin koşturmasından bunaldığınızda Prens Adaları imdadınıza yetişir. Büyükada başta olmak üzere adalarda araba neredeyse yok; insanlar yürüyerek ya da bisikletle dolaşıyor. Ahşap köşkler, çam ağaçları ve sakin koylar arasında bambaşka bir tempo var. Kadıköy ya da Eminönü’nden vapurla kolayca ulaşılıyor.

Rumeli Hisarı

Boğaz kıyısında yükselen Rumeli Hisarı’nın kuleleri ve surları

Kaleler ilk akla gelen “güzel yer” olmayabilir, ama Rumeli Hisarı istisna. Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u kuşatmadan hemen önce yaptırdığı bu hisar, Boğaz’ın en dar noktasında suya doğru iniyor. Surlardan bakınca karşı kıyıdaki Anadolu Hisarı’nı ve köprüyü görebilirsiniz.

Topkapı Sarayı

İstanbul’un sarayları arasında Topkapı, hem tarihiyle hem manzarasıyla ayrı bir yerde duruyor. Yüzyıllarca Osmanlı padişahlarına ev sahipliği yapan saray bugün müze; avlularını gezmek, hazine odasını görmek ve özellikle Boğaz’a bakan teras manzarasını yakalamak gezinin en güzel anları arasında.

Son Söz

Bu liste İstanbul’un güzelliklerinin yalnızca bir kısmı. İster tarih peşinde olun ister sadece iyi fotoğraflar çekmek isteyin, bu on mekân ilk gezinizin omurgasını rahatlıkla oluşturur. Hepsini bir seferde sığdıramazsanız üzülmeyin; İstanbul zaten geri dönülecek bir şehir.