IstanbulJoy
İstanbul'da Ne Yapılır

İstanbul'da Ziyaret Edilecek En Güzel 10 Cami

İstanbul'un en güzel 10 camisi, tarihleri, kıyafet kuralları ve toplu ulaşımla nasıl gidileceği. Ayasofya'dan Süleymaniye'ye pratik bir rehber.

Sultanahmet'teki Mavi Cami'nin altı minareli dış görünümü

Cami gezmek, İstanbul’da yapabileceğiniz en keyifli ücretsiz etkinliklerden biri. Bu yazıda şehrin en güzel ve en etkileyici 10 camisini gezeceğiz. Her biri için kısa bir tarihçe, ziyaret ipuçları ve toplu ulaşımla oraya nasıl gidileceğini bulacaksınız.

En efsanevi camilerle başlayacağız. Ama önce işin pratik tarafı: İstanbul’da bir camiyi gezmek için nasıl giyinmek gerekir?

İstanbul’da Cami Ziyaretinde Kıyafet Kuralları

Türkiye’de bir camiyi gezerken uyulması gereken kıyafet kuralları şöyle:

Kadınlar için: Genel kural, içeri girerken saçların, omuzların ve bacakların örtülü olması. Dizleri ve dirsekleri kapatan pantolon ve tişört kabul edilir. Başörtüsü için ince bir eşarp yeter; sıkıca bağlamanıza gerek yok, başınıza atmanız yeterli.

Erkekler için: Göbek ile diz arasındaki bölgenin örtülü olması beklenir. Üste tişört giymeniz tavsiye edilir; uzun şort ve tişört kombinasyonu da kabul görür.

Uygun giyinmediyseniz girişte ücretsiz örtü ve etek veriliyor. Yine de hijyen açısından kendi eşarbınızı yanınızda taşımanızı öneririm. Bir de ayakkabınızı içeride çıkaracağınız için kolay çıkan bir ayakkabı işinizi hızlandırır.

1. Ayasofya Camii

Ayasofya Camii’nin dış cephesi ve minareleri

İlahi Hikmet” olarak da anılan Ayasofya, tarih boyunca kilise, cami ve müze olarak hizmet vermiş bir yapı. İmparator Justinianus tarafından 532-537 yılları arasında bir patrik katedrali olarak inşa edildi. Doğu Roma imparatorlarının taç giydiği bu dev yapı, 1453’te İstanbul’un fethiyle camiye dönüştürüldü. 1935’te müze yapıldı, 2020’de yeniden cami oldu.

Fatih ilçesinde, Sultanahmet Meydanı’nda, tam Mavi Cami’nin karşısında yer alıyor. İstanbul’un en çok ziyaret edilen mekânlarından biri, dolayısıyla sabah erken gitmek kuyruğu kısaltır.

2. Sultanahmet (Mavi) Camii

Mavi Cami’nin avlusu ve kubbeleri

Halk arasında Mavi Cami olarak bilinen Sultanahmet Camii, adını duvarlarını süsleyen yaklaşık 21.000 İznik çinisinin mavi tonlarından alıyor. Sultan I. Ahmet’in emriyle, Mimar Sinan’ın öğrencisi Sedefkâr Mehmet Ağa tarafından 1609-1616 arasında inşa edildi. Her yıl milyonlarca ziyaretçi ağırlayan cami, türbesi, hamamı ve eski hastanesiyle büyük bir külliyenin parçası ve altı minaresiyle de dikkat çeker.

Mavi Cami, Sultanahmet Meydanı’nda Ayasofya’nın tam karşısında. İki yapıyı aynı gün gezmek son derece pratik.

3. Süleymaniye Camii

Süleymaniye Camii’nin tepeden silüeti

Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman için 1551-1558 yılları arasında inşa ettiği ve Osmanlı mimarisinin doruk noktalarından sayılan bir eser. Külliyesinde hamamlar, medreseler, kütüphaneler, hastane ve aşevleri yer alıyor. Yaklaşık 53 metre yüksekliğindeki kubbesiyle, farklı boyutlardaki dört minaresiyle Haliç manzarasına hâkim bir tepede yükselir.

Süleymaniye Camii, İstanbul’un Süleymaniye semtinde, Kapalıçarşı’ya yakın. Kabataş-Bağcılar tramvay hattının Laleli-Üniversite durağında inip kısa bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Avlusundan bakacağınız manzara için fotoğraf makinenizi hazır tutun.

4. Ortaköy Mecidiye Camii

Ortaköy Camii ve arkasında Boğaziçi Köprüsü

Ortaköy Camii, 18. yüzyıl Barok mimarisinin izlerini taşıyan zarif yapısıyla Sultan Abdülmecit döneminde, 1854’te tamamlandı. Dış cephesindeki oymalı taş süslemeleri ona kendine özgü bir görünüm kazandırıyor. Dört yönden gelen gün ışığıyla aydınlanan iç mekânda mihrabın çiçek motifleri ve mermer yüzeyler öne çıkar. İki minaresiyle çerçevelenen cami, tam Boğaz kıyısında durduğu için İstanbul’un en çok fotoğraflanan yapılarından.

Ortaköy Camii’ne Beşiktaş’tan toplu taşımayla kolayca ulaşabilirsiniz. Çevredeki kafeler ve kumpir tezgahları sayesinde ziyareti yarım günlük bir gezintiye çevirmek mümkün.

5. Eyüpsultan Camii

Eyüpsultan Camii’nin avlusu ve çınar ağacı

Eyüpsultan, İstanbul’daki Osmanlı mimarisini güzel biçimde yansıtan camilerden. Kökeni 1458’e dayanan, bugünkü halini büyük ölçüde 1800’de alan cami, Haliç kıyısında, Hz. Muhammed’in sahabelerinden Eyüp Sultan’ın türbesinin yanında yer alıyor. Bu yüzden burası aynı zamanda önemli bir ziyaret ve dua mekânı. İç duvarları süsleyen çiniler etkileyici; bahçede ise yaşlı bir çınar ağacı çeşmelerle çevrili.

Camiye Ayvansaray-Eyüp yönündeki otobüs hatlarıyla ya da Haliç boyunca yürüyerek ulaşabilirsiniz. Buradan teleferikle Pierre Loti tepesine çıkıp Haliç manzarasıyla gezinizi tamamlayabilirsiniz.

6. Üsküdar Mihrimah Sultan Camii

Üsküdar iskelesi yanında Mihrimah Sultan Camii

Mimar Sinan, 1548’de Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan adına bu camiyi inşa etti. Yapıya bir sultanın kızına yakışır bir zarafet ve sadelik kazandırdı: iç mekânda gösterişli süslemeden kaçınılmış, güzellik oranların uyumuna bırakılmış. Bir zamanlar pek çok ek yapıdan oluşan külliyeden günümüze yalnızca medrese ve sıbyan mektebi kalmış.

Boğaz kıyısında, Anadolu yakasında, Üsküdar iskelesinin hemen yanında. Marmaray ya da vapurla kolayca gidebilirsiniz; iskeleden çıkar çıkmaz karşınızda.

7. Fatih Camii

Fatih Camii’nin geniş avlusu ve kubbesi

Fatih Camii, İstanbul’un fethinden sonra inşa edilen ilk büyük imparatorluk camisi. Geniş külliyesinde medreseler, hamam, mutfak, kütüphane, misafirhane ve hastane yer alıyordu. Merkezî kubbe, halk arasında “fil ayağı” denen dört büyük sütun üzerinde yükselir ve bir yarım kubbeyle desteklenir. Klasik ve geç dönem Osmanlı mimarisinin bir arada kullanıldığı yapı, kendine özgü bir karaktere sahip.

Camiye Eminönü ve Yavuz Selim yönündeki otobüslerle ulaşabilirsiniz. Taksim’den gelmek isterseniz 87 numaralı hat işinizi görür. Çevresi yerel hayatın canlı olduğu bir semt; ziyaretten sonra çay içip dinlenebileceğiniz pek çok yer var.

8. Eminönü Rüstem Paşa Camii

Rüstem Paşa Camii’nin çini kaplı iç duvarları

Rüstem Paşa Camii, Mihrimah Sultan tarafından eşi Sadrazam Rüstem Paşa’nın hatırasına 1561’de yaptırıldı. Dışarıdan sade görünür, ama içeri adım attığınızda kendinizi adeta bir çini müzesinde bulursunuz. Kubbeyi dört fil ayağı taşır, kemerli sütunlar ibadet mekânını çevreler. İstanbul’un en etkileyici çini camilerinden biri ve Mısır Çarşısı’na yakın. Çevresindeki dükkanların arasında girişi bulmak biraz dikkat ister; merdivenle çıkılan üst kattadır. Otobüs, tramvay ve metroyla kolayca ulaşılır.

9. Beyazıt Camii

Beyazıt Camii ve avlusunun genel görünümü

II. Beyazıt’ın adını taşıyan Beyazıt Camii, toplumun çeşitli ihtiyaçlarına hizmet eden bir külliyenin parçasıydı. Tarihi yarımadanın merkezinde, Beyazıt Meydanı’nda yer alan yapı, İstanbul’un en eski imparatorluk camilerinden biri. Sütunlar üzerinde yükselen kubbelerle çevrili iç avlu, mermer ve kırmızı porfir kaplı. Yaklaşık 17 metre çapındaki ana kubbe, dört büyük fil ayağı üzerinde durur ve iki yarım kubbeyle desteklenir.

Toplu taşımayla kolay ulaşılır: tramvayla Beyazıt ya da Çemberlitaş durağında inebilirsiniz. Kapalıçarşı ve Sahaflar Çarşısı hemen yanı başında.

10. Taksim Camii

Taksim Meydanı’ndaki Taksim Camii

Taksim Camii, şehrin en modern meydanında, Taksim’de yer alan bir cami külliyesi. Art Deco esintili tasarımıyla iki Türk mimar tarafından çizilen üç katlı yapı, aynı anda binlerce kişiye ibadet imkânı sunuyor. İnşaatı 2017’de başladı ve dört yıl sürdü; dolayısıyla İstanbul’un en yeni camilerinden biri.

Oraya ulaşmak çok kolay: metroyla doğrudan Taksim Meydanı’na inebilirsiniz. İstiklal Caddesi’nde yürürken yolunuzun zaten önünden geçeceği bir yapı.